J’écoute Istanbul, les yeux fermés

İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı; Önce hafiften bir rüzgâr esiyor, Yavaş yavaş sallanıyor, Yapraklar ağaçlarda. Uzaklarda, çok uzaklarda, Sucuların hiç durmayan çıngırakları, İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı. İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı; Kuşlar geçiyor, derken, Yükseklerden, sürü sürü, çığlık çığlık, Ağlar çekiliyor dalyanlardan, Bir kadının suya değiyor ayakları, İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı. İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı; Serin serin… Lire la suite J’écoute Istanbul, les yeux fermés

Un rêve

DAVET Dörtnala gelip Uzak Asya’dan Akdeniz’e bir kısrak başı gibi uzanan bu memleket, bizim. Bilekler kan içinde, dişler kenetli, ayaklar çıplak ve ipek bir halıya benziyen toprak, bu cehennem, bu cennet bizim. Kapansın el kapıları, bir daha açılmasın, yok edin insanın insana kulluğunu, bu dâvet bizim…. Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür ve bir… Lire la suite Un rêve

Pourquoi mieux connaître la Turquie ?

« Il existe deux grands inconnus de l’histoire; les pôles géographiques et les turcs ». Les mots d’Albert Sorel sont frappants. Ce précurseur de l’histoire de la diplomatie à la fin du dix-neuvième siècle avait laissé un trace ineffaçable sur la formation de nombreux intellectuels. Sa phrase allait construire, non seulement pour toute une génération d’intellectuels turcs… Lire la suite Pourquoi mieux connaître la Turquie ?