J’écoute Istanbul, les yeux fermés

İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı; Önce hafiften bir rüzgâr esiyor, Yavaş yavaş sallanıyor, Yapraklar ağaçlarda. Uzaklarda, çok uzaklarda, Sucuların hiç durmayan çıngırakları, İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı. İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı; Kuşlar geçiyor, derken, Yükseklerden, sürü sürü, çığlık çığlık, Ağlar çekiliyor dalyanlardan, Bir kadının suya değiyor ayakları, İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı. İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı; Serin serin… Lire la suite J’écoute Istanbul, les yeux fermés

Un rêve

DAVET Dörtnala gelip Uzak Asya’dan Akdeniz’e bir kısrak başı gibi uzanan bu memleket, bizim. Bilekler kan içinde, dişler kenetli, ayaklar çıplak ve ipek bir halıya benziyen toprak, bu cehennem, bu cennet bizim. Kapansın el kapıları, bir daha açılmasın, yok edin insanın insana kulluğunu, bu dâvet bizim…. Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür ve bir… Lire la suite Un rêve